Türkiye’de Tofaş bünyesinde yer alan FerMas Oto’nun temsil ettiği İtalyan süper spor otomobil devi Ferrari, uzun süredir merakla beklenen yeni nesil spor otomobilini tanıttı. Bu tanıtım, Maranellolu Şahlanan At’ın tarihinde yeni bir sayfayı temsil ediyor. Markanın geleceğe uzanan vizyonunun en güçlü temsilcilerinden biri olan yeni tam elektrikli spor otomobili Ferrari Luce, yalnızca teknolojik bir dönüşümü değil, tasarım, mühendislik ve sürüş deneyiminin yeniden tanımlıyor.
Ferrari deneyimini bir üst seviyeye çıkaracak!
Dört elektrik motorlu özel platform ve yüksek seviyedeki sistem entegrasyonu, markaya özgü performansın yanı sıra Ferrari tarihinde daha önce görülmemiş bir kullanıcı deneyimi sunuyor. Sir Jony Ive ve Marc Newson liderliğindeki yaratıcı kolektif LoveFrom ile tasarlanan araçta; dış tasarım, iç mekân ve arayüz tek bir yalın ve rafine tasarım dili etrafında birleşiyor. Tasarımın temelini, tavizsiz ve kabuk benzeri bir “glass house” formu oluşturuyor. Ön ve arka tarafta adeta havada süzülen aerodinamik kanatlar, aerodinamiği ve performansı destekliyor. Otomotiv dünyasında birçok ilke imza atan araçta; dört elektrikli çekiş motoru, elektronik kontrollü aktif süspansiyon sistemi ve dört teker yönlendirme sistemi kusursuz bir senkronizasyon içinde çalışıyor. Gelişmiş dinamik yönetim, yeni rejenerasyon ve tork yönetim sistemleri ile otantik ve işlevsel ses deneyimi; her sürüş koşulunda maksimum sürücü etkileşimi ve tutarlılık sağlıyor. Yoğun şekilde sürücü odaklı dokunsal kontroller; fiziksel ve dijital dünyanın en iyi özelliklerini bir araya getiriyor. Mekanik düğmeler, anahtarlar ve kadranlar; bağlama göre değişen dijital bilgilerle birleşiyor. Araç, mevcut Ferrari motor seçeneklerinin yanında markanın ürün gamını genişletirken; tamamen elektrikli mimarinin sunduğu imkanlarla yepyeni bir Ferrari anlayışının da önünü açıyor. Elektrifikasyon aynı zamanda yalnızca otomobilin değil, tasarım anlayışının da yeniden şekillenmesini sağlıyor.
İlk Ferrari zaferinin 79’uncu yılı!
Ferrari Luce’nin tanıtımı, mühendislik mükemmeliyeti ve inovasyon tarihindeki yeni bir dönemin başlangıcını simgelemek adına Roma’daki Vela di Calatrava – Città dello Sport’ta gerçekleştirildi. Ferrari, Roma’daki ilk zaferini 1947 yılında, Ferrari 125 S modeliyle Gran Premio di Roma yarışını kazanarak elde etmişti. Pilot Franco Cortese’nin o gün başlattığı başarı hikayesi, 79 yıl sonra Ferrari’nin sınırları yeniden tanımlama vizyonunu temsil eden bu projeyle devam ediyor. Ferrari Luce, Maranello’nun 2022 Capital Markets Day’de duyurduğu çoklu enerji stratejisinin zirve noktası olarak konumlanıyor. Teknolojik tarafsızlık yaklaşımı doğrultusunda elektrifikasyon; mevcut motorların yerine geçmekten ziyade, Ferrari’nin mimari, performans, tasarım ve sürüş deneyimi alanındaki potansiyelini genişleten araçlardan biri olarak görülüyor. Şahlanan At’ın elektrik teknolojilerindeki şirket içi uzmanlığını derinleştirmesi; performans ve verimlilik açısından tüm Ferrari ekosistemine yeni fırsatlar sunuyor. Buna; son Dünya Dayanıklılık Şampiyonası’nı kazanan 499P yarış aracıyla yapılan teknoloji transferi ve araştırma laboratuvarı niteliğindeki Hypersail projesi de dahil. Ferrari Luce ismi; açıklık, yön ve geleceğe ışık tutma fikrini temsil ediyor. Amaç yalnızca “elektrikli Ferrari” üretmek değil; tamamen yeni, daha yüksek etkileşim ve performans sunan özgün bir Ferrari yaratmak. Ferrari geleneğine uygun olarak; elektrik motorlarından batarya paketine kadar tüm ana bileşenler Maranello’da geliştirildi ve üretildi. Proje kapsamında 60’tan fazla yeni patent alındı. Ferrari ayrıca gelecekte bataryalar dahil tüm elektrikli bileşenler için destek sağlayacağını duyurdu.
Dış görünüm ve iç mekân aynı tasarım yüzüne sahip!
Ferrari Luce’un tasarımı, LoveFrom kolektifine emanet edildi. Ferrari Tasarım Merkezi Başkanı Flavio Manzoni dışındaki bir ekiple çalışılması, markaya yeni bir bakış açısı kazandırdı. Elektrikli güç ünitesi ve Ferrari mühendisliğiyle geliştirilen yeni aktarma sistemi; olağanüstü performans ile geniş yaşam alanını aynı mimaride bir araya getiriyor. Bu mimari sayesinde Ferrari tarihinde ilk kez dört kapılı ve beş koltuklu bir yapı mümkün hale geldi. İç mekân; yüzlerce bağımsız ürünün büyük bir titizlikle tasarlanmasıyla oluşturulmuş sade ve bütüncül bir hacim anlayışına sahip. Dış tasarım, iç mekân ve kullanıcı arayüzü aynı tasarım dilini paylaşıyor. Ferrari Luce’un en dikkat çekici görsel özelliği, eşsiz saflıktaki “glass house” yapısı. Ön ve arka aerodinamik kanatlar, bu yalın formun çevresinde adeta süzülüyor. Ön ve arka aydınlatma panelleri şeffaf şekilde tasarlandı. Işıklar kapalıyken yüzeyin içine geri çekiliyormuş hissi vererek formun saflığını koruyor. Halo stop tasarımı ise Ferrari 360 Modena ve Ferrari 458 Italia modellerine gönderme yapıyor. Ferrari Luce ayrıca markanın seri üretim bir yol otomobilinde şimdiye kadarki en büyük staggered jant ölçülerine sahip: Önde 23 inç, Arkada 24 inç. Arayüz tasarımı; giriş ve çıkışların net organizasyon prensipleriyle şekillendirildi. En önemli komutlar ve geri bildirimler doğrudan sürücünün önünde konumlandırılıyor. Mekanik düğmeler, toggle anahtarlar ve kadranlar; Samsung Display© tarafından geliştirilen dijital ekranlarla birleşiyor. Kullanılan materyaller arasında geri dönüştürülmüş anodize alüminyum, Corning Gorilla Glass ve premium deri yer alıyor. 21 hoparlörlü ve 3000W gücündeki ses sistemi; Ferrari Audio Signature teknolojisini kullanıyor ve kişiselleştirilmiş dinleme optimizasyonu sunuyor.
1050 HP güç, 530 kilometreden fazla menzil!
Teknik tarafta Ferrari Luce tamamen özel geliştirilen bir platform üzerine inşa edildi.
Aracın dikkat çekici özellikleri şöyle sıralanıyor:
• 0-100 km/s: 2.5 saniye
• 0-200 km/s: 6.8 saniye
• Maksimum hız: 310 km/s üzeri
• Maksimum güç: 1050 HP
• Menzil: 530 kilometrenin üzerinde
Araçta her tekerlek için ayrı bir elektrik motoru bulunuyor ve toplamda 122 kWh kapasiteli bir batarya kullanılıyor. Aktif süspansiyon sistemi Ferrari F80 modelinden türetilirken Ferrari Luce’un temel felsefesi iki ana kavram üzerine kurulu:
• Her tekerleğin her koşulda bağımsız kontrolü
• Otantik ve işlevsel ses deneyimi
Ferrari’nin geliştirdiği patentli sistem sayesinde sürücü; direksiyon üzerindeki paddle’larla hem tork karakterini hem de enerji geri kazanım seviyesini yönetebiliyor.
Tam bir aerodinami uzmanı!
Ferrari Luce aynı zamanda markanın şimdiye kadarki en düşük sürtünme katsayısına sahip yol otomobili olmayı başardı. Aktif aerodinamik ızgaralar, aktif sürüş yüksekliği sistemi ve entegre termal yönetim yazılımı sayesinde hem performans hem verimlilik optimize ediliyor. 800V mimariye sahip araçta kullanılan dört adet F80 türevi sürekli mıknatıslı senkron motor, ön tarafta 30.000 rpm, arka tarafta ise 25.500 rpm devir çevirebiliyor. Aracın 210 hücreli batarya sistemi ise 122 kWh kapasiteye sahip ve 350 kW hızlı şarj desteği sunuyor. Şasi yapısında yoğun şekilde geri dönüştürülmüş alüminyum kullanılması sayesinde üretim sırasında oluşan CO₂ emisyonlarında ciddi düşüş sağlandığı belirtiliyor.

















